KAPILAR

çatırdıyor satır satır kelimeler
hınç sancısı şimdi semâlarda
nakışları dökülüyor nâzenin ve ince
un ufak oldu mahşer selalardan

hilkatin nedimesi bir elinden
bir elinden ürkütüşün kerimesi
sarsılarak ilerliyor gün ağarana dek
dimağın an meselesi delirmesi

ne bu sürat ne bu kâh kâh gülen surat
ya taşlar yağdır yüreğime yahut gül at
gerdirip dizginleri durdurup âlemi
havva’sına müşkül düşkün âdemin

kadim gölge şimdi elinin ardında
haris kuşlar dahi gölgelere yardımda
fersah fersah dertleri sağdırıp
yıldızları topluyorum ardından

anlamadın zâti dinlemedin
dertleri biriktirip elem edip
doldurdukça satırlara bir bir
öğrettin bana kâğıtları bezemeyi

tunç kapılara süreğen bir adım
dağılır mavzeri tutukluğun
sondan başlar başlanacak
telâşı sinemde burukluğun







Yorumlar

Adsız dedi ki…
Şiirleriniz yoğun tefekkür içeriyor artık Hocam. Şiir şaire mutlaka kendine yolculuk yaptırıyor sanki 🙏