YAS, KAHIR VE SÜKÛNET

bulanık zihin susturamaz sirenleri
düşündükçe kafasından ruhu tekmelenir
kavgalar yürür ömrün caddesinde
kararır ışıkları usancından beklemenin

yas, kahır ve sükûnet
görmeden süzülüyor yazgının sesine
duvarlara çarpa çarpa varamadan
yasladı başını meçhulün dizine

sarsılıyor her zerresi vücudumun
gücüm tükendi üstümdeki suçum onun
ölürsem bile bu ölmek değil
kendi sonumu artık görmekteyim

yok, ölüm bile bana bahşedilmedi
çabalar çabalar bekler sarf edilmeyi
çabadan geçtim bıraktım aklımın ipini
ince köprü üzerinde bekliyorum devrilmeyi







Yorumlar