BATAKLIK

 

konuştukça dört bir yanda virânım

susmak ise çatlatıyor dimağımı

dinlesem değil anlatsam değil

yalnız yazdıkça görüyorum serâbı


düğmeler sökülerek çözdü gardını

artık gelmesin lüzûm yok yardımın

bata çıka saplanarak yol aldığım

yollar geçti yine de çamura sadığım


usulca indi perde duvarlar dahi sahte

çığlıklar fısıldar uğultu yahut sesler

dağlar dahi düzleşti sanki önümde

belki serap belki hâkiki hâlde


artık çekmece kırık, anahtar kayıp

belki de saydıkça tükeniyor sayı

dingin yorgun at vurulsa bile yaşıyor

oysa vurulup düştüğü yer bile mayın


nasıl bir hülyâ nasıl bir sanrı gördüğüm

masaldan öte haberden beter kördüğüm

kırmızılar pullanıyor, karalar aklanıyor

belki vahası bu görmek için öldüğüm


sürer gider tesbih tanelerinde lekeler 

öylesi bir denklem çoğu varı tek eden

yakarış değil kargış değil

kapanışı kapıların bir bir önümden


varsın kapansın ve  camlar buğulansın

attıkça adamları yollar bir bir daralsın

çünkü 

çırpındıkça

 bir 

batakta

çırpındıkça 

çırpındıkça

sen de bir bataksın.








Yorumlar